Finansal piyasalardaki veya kurumlardaki varlıkların değerine ve gelecekteki istikrarına duyulan inancın azalmasıdır.
Güven kaybı, yatırımcıların, mevduat sahiplerinin veya diğer ekonomik aktörlerin bir varlığa, finansal kuruma veya genel piyasa koşullarına yönelik olumsuz beklentiler geliştirmesi durumunda ortaya çıkar. Bu durum, varlık fiyatlarında düşüşlere, likidite sıkışıklığına ve ekonomik aktivitede yavaşlamaya yol açabilir.